Tıbbi Etik İlkelerini Savunun;
İsrail Tabipleri Birliği'nin Dünya Tabipler Birliği Üyeliğini Askıya Alın
Dünya Tabipler Birliği (DTB) 7-10 Ekim 2026 tarihlerinde Hollanda'nın Rotterdam kentinde Genel Kurul toplantısını gerçekleştirecektir. DTB'nin temel görevi, doktorlar için tıbbi etik, mesleki açıdan uygun davranış ve hasta bakımı konusunda en yüksek uluslararası standartları belirlemek ve teşvik etmektir.
İsrail Tabipleri Birliği (İTB), DTB’nin Cenevre ve Tokyo Bildirgeleri de dahil olmak üzere temel tıbbi etik standartları gözetmekte başarısız olduğundan, DTB ve üye dernekleri derhal harekete geçmeye ve İTB’nin üyeliğini askıya almaya çağırıyoruz.
İTB, İsrail ordusu ve hükümeti tarafından gerçekleştirilen, tıbbi tarafsızlık ve insan haklarına yönelik ciddi ihlallerde de suç ortağı konumundadır. Bu durum on yıllardır devam etmektedir ve DTB bugüne dek temel öneme sahip bu konularda harekete geçmekte yetersiz kalmıştır. Önümüzdeki Genel Kurul, uluslararası tıp camiasının harekete geçmesi açısından kritik bir dönüm noktasıdır.
Neden bu hamleye ihtiyaç duyuluyor?
Filistinli sağlık çalışanlarından, uluslararası insan hakları örgütlerinden ve akademik araştırmalardan elde edilen çok sayıda ve geniş kapsamlı kanıt aşağıdaki ihlalleri belgelemektedir:
- İsrail güçlerinin Filistin'deki sağlık hizmetlerine yönelik saldırıları devam ediyor. Filistin, Lübnan ve İran'daki hastaneler tahrip edilmeye, ambulanslar hedef alınmaya, sağlık çalışanları öldürülmeye, gözaltına alınmaya, işkenceye maruz bırakılmaya ve sağlık hizmeti sunmaları engellenmeye devam ediyor.
- İsrail’in Filistin'e yönelik tıbbi ve insani yardımları engellemesi sürüyor. İsrail ilaç, ekipman, yakıt ve insani yardım personelinin girişini kısıtlayarak temel sağlık hizmetlerine erişimi engelliyor.
- İsrail hapishane sistemi içinde Filistinlilere yönelik işkence ve insanlık dışı muameleye İsrailli sağlık çalışanları suç ortaklığı yapmaktadır. Bu konuyla ilgili otuz yıldır yayımlanan güvenilir raporlar, gözaltı ortamlarındaki kötü muamelenin İTB tarafından yeterince belgelenmediğini, soruşturulmadığını veya bu türden muamelelere karşı çıkılmadığını göstermektedir ve bu durum temel tıp etiğine aykırıdır.
- İsrail'in uyguladığı yasadışı işgal ve apartheid politikaları altında yaşayan Filistinliler sağlık ve sağlık hizmetlerine erişimde sistematik eşitsizliklere maruz bırakılmaktadır. Filistinliler, İsrail'in yasadışı işgali ve apartheid politikalarının yol açtığı yapısal kısıtlamalar nedeniyle, sağlık açısından İsraillilere kıyasla ciddi ölçüde olumsuz sonuçlarla karşı karşıya kalmakta ve niteliksiz sağlık hizmetleri almaktadır. İTB bu eşitsizliklere hiçbir zaman itiraz etmemiştir.
- Filistin'de soykırım devam etmektedir. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi tarafından kurulan Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu, Eylül 2025 tarihli raporunda İsrail makamları ve güvenlik güçlerinin Gazze’de soykırım işlediği sonucuna varmıştır. Uluslararası Adalet Divanı ise henüz davanın esası hakkında nihai bir karar vermemiş, Gazze’deki Filistinlilerin Soykırım Sözleşmesi kapsamındaki fiillerden korunma hakkını makul bulmuş ve İsrail hakkında bağlayıcı geçici tedbirlere hükmetmiştir. İTB, Gazze’de yüz binlerce Filistinlinin öldürülmesine ve yaralanmasına ya da oradaki sağlık sisteminin tahrip edilmesine karşı çıkmak adına hiçbir şey yapmamıştır. Dahası, Kasım 2023’te Gazze’deki hastanelerin bombalanmasını açıkça talep eden 80 İsrailli doktorun çağrısını destekleyerek, soykırımın önünü açan bir tutum sergilemiştir.
- Filistin halkı bizden dayanışma göstermemizi istedi: 1980'lerde Güney Afrika'daki apartheid döneminde olduğu gibi, suç ortağı olan tüm İsrail kurum ve kuruluşlarının boykot edilmesi ve uluslararası alanda tecrit edilmesi çağrısında bulundular. Onlara kulak vermek bizim görevimizdir.
Dünya Tabipler Birliği üyesi ulusal tıp birliklerine çağrımız şudur:
- Güney Afrika Tabipleri Birliği, Britanya Tabipleri Birliği ve Türk Tabipleri Birliği’ni izleyerek, İsrail Tabipleri Birliği ile kurumsal bağlarınızı kesin.
- İTB'nin Filistin’deki soykırıma karşı çıkmaması, sağlık altyapısının tahrip edilmesi ile sağlık çalışanlarının işkence görmesi ve öldürülmesi gibi ağır ihlallere sessiz kalması da dâhil olmak üzere, tıbbi etik ilkeleri ve uluslararası insancıl hukuk kurallarını defalarca ihlal etmesi nedeniyle İTB üyeliğinin askıya alınmasını savunun.
- DTB yönetimi anlamlı bir adım atmaz ve Rotterdam konferansında bu konunun tartışılmasını engellerse, DTB'yi boykot etmeyi ve 2027'den itibaren DTB'ye üyelik aidatlarınızı ödemeyi askıya almayı düşünmenizi rica ediyoruz.
Dünya Tabipler Birliği'ne şu çağrıda bulunuyoruz:
- 13 Ekim 2025 tarihli Porto kararınızda belirtildiği üzere, tıbbi etik ilkelerini ve uluslararası insancıl hukuku kamuoyu önünde açıkça savunana, Filistinli sağlık çalışanlarının öldürülmesini ve işkence görmesini kınayana ve üyelerinin mesleki etik ihlallere karşı harekete geçene kadar İsrail Tabipleri Birliği’nin DTB üyeliğini askıya alın.
- Küresel tıp camiasında hesap verebilirliği sağlayın: Ulusal tabip birlikleri tarafından gerçekleştirilen etik ve insancıl hukuk ihlallerine ilişkin soruşturmalar yürütün ve disiplin tedbirlerini uygulayın.
Bu neden önemlidir?
Tıp etiği, sağlık hizmetlerine duyulan güvenin temelidir. Uluslararası tıp camiası daha önce örneğin Güney Afrika'daki apartheid döneminde harekete geçmiştir. Eğer gelecekte tıbbi etiğin bir anlamı olacaksa ve DTB’nin tıbbi etiğin uluslararası koruyucusu rolünü yerine getirebileceğine dair güven duyacaksak, DTB bu Ekim ayında Rotterdam'da İTB’den hesap sormak üzere kararlı bir şekilde harekete geçmelidir.
Sessizlik tarafsızlık değildir. Eylemsizliğin ciddi sonuçları vardır. Desmond Tutu'nun ünlü sözüyle: “Adaletsizlik karşısında tarafsız kalırsanız, zalimin tarafını seçmiş olursunuz.”
İmzalayın ve destekleyin
Tüm sağlık çalışanlarını, öğrencileri ve sağlık kurumlarını bu dilekçeyi imzalamaya ve meslektaşlarıyla paylaşmaya çağırıyoruz. Kampanyayı desteklemeye yönelik hazırlanan bilgi ve materyallere buradan ulaşabilirsiniz (İngilizce).
Lütfen üyesi olduğunuz ulusal tabip birliklerini, DTB’nin Ekim ayında Rotterdam'da yapacağı toplantı öncesinde harekete geçmeye çağırın. Ulusal tabip birliklerine hitaben yazdığımız ve konuyu ayrıntılı olarak ele alan mektubumuza buradan ulaşabilirsiniz.
İmza kampanyasını buradan paylaşabilirsiniz: tinyurl.com/IMAyiboykotedin
Bizimle iletişime geçebilirsiniz: suspend_ima@proton.me
Tıp etiği, insan hakları ve sağlık hakkı evrensel ilkelerdir; hiçbir ayrım ve istisnaya tabi tutulamaz. Bu değerleri korumak için şimdi harekete geçin.
Dilekçeyi imzalayan sağlık profesyonellerinden bazıları
- Yipeng Ge (Aile hekimi, Kanada)
- Prof. Shabir Moosa (Aile hekimi, Güney Afrika)
- Ghassan Abu-Sittah (Plastik cerrah, İngiltere)
- Nidal Jboor (Dahiliye uzmanı, İngiltere)
- Ghada Karmi (Doktor, İngiltere)
- Nick Maynard (Cerrah, İngiltere)
- Derek Summerfield (Psikiyatrist, İngiltere)
- Ang Swee Chai (Ortopedi cerrahı, İngiltere)
- Karameh Kuemmerle (Çocuk nöroloğu, ABD)
- Rupa Marya (Doktor, ABD)
- Hanne Bosselaers (Genel pratisyen hekim, Belçika)
- Pablo Simón Lorda (Aile hekimi, İspanya)
Dilekçeyi imzalayan sağlık organizasyonlarından bazıları
- People’s Health Movement
- Doctors Against Genocide (ABD)
- Jewish Voice for Peace – Health Advisory Council (ABD)
- Healthcare Workers for Palestine (ABD)
- Global Health BDS (İngiltere)
- Healthworkers & Allies for Palestine (İngiltere)
- Health Workers for Palestine (İspanya)
- Médecine Pour Le Peuple / Geneeskunde Voor Het Volk (Belçika)
- Artsen voor Gaza (Hollanda)
- Sanitari per Gaza (İtalya)
- Digiuno Gaza (İtalya)
- Läkare Mot Rasism (İsveç)
- Health Workers for Palestine (İsveç)
- Health Alliance for Democracy (Filipinler)
- Medical Association for the Prevention Of War (Avustralya)
- PSR/IPPNW Switzerland (İsviçre)
- Swiss Healthcare Workers Against Genocide (İsviçre)
- Irish Healthcare Workers for Palestine (İrlanda)
İmza sayısı: 6219
Sıradaki hedef: 10000 imza
Son güncelleme: 19.09.2026